Gönderen Konu: en sevilen burçlar  (Okunma sayısı 60 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı astrolog1

  • Nefer
  • *
  • İleti: 1
  • Rep: 0
    • Profili Görüntüle
en sevilen burçlar
« : Kasım 27, 2017, 03:01:55 ös »

Burçlar ilmi veya günümüz diliyle Astroloji, ilk defa ne zaman ve nasıl ortaya çıkmıştır acaba?
Bildirildiğine göre, İlk Peygamber olan Hz. Adem’den, son Peygamber Hz. Muhammed s.a.v efendimize kadar 124.000 peygamber gelmiştir. Allah, insanlara, doğru yolu göstermeleri; onlara, kendi TEK’liğini bildirmeleri için, gönderdiği peygamberlerinin her birine, değişik konularda çeşitli ilim hazineleri vermiştir. Ve böylece her konunun başlangıcına temel teşkil edecek, rehber olacak bilgi kaynakları meydana gelmiştir.


Astronominin başlangıcı tarih öncesine dayanıyor: Eski çağlardan beri astronomik burçlar insanın dikkatini çekmiştir. İlkçağ insanı, astronomi ve evrendeki olaylar üzerinde çalışmalar yapmak için gerekli ortama sahip değildi. Yaşamını çok zor koşullar altında sürdürüyordu. Güvenli ve rahat bir yaşam için hayatı zorlaştıran doğa güçlerini anlamak ve kontrol etmek zorundaydı. Astronominin ilk insanın dikkatini çekmesi bu nedenle oldu. Kısaca, astronomi bilimi, yalnızca bilim ve gerçeği öğrenme isteğinden değil, aynı zamanda sosyal gereksinimlerden doğdu.


Astroloji nedir, nasıl doğdu sorusu merak edilen bir konudur. Bazı kaynaklar astrolojinin Sümer halkı tarafından geliştirildiğini savunur. Ancak bu konu ile ilgili başka iddialar da mevcuttur. M.Ö. 3000’li yıllara dayanan bir hikayeye göre ilk astrologlar Sümerli rahipler olarak karşımıza çıkıyor. Tanrı ve Tanrıçaların yıldızlarla özdeşleştirilmesinin ardından Sümerliler yıldızları gözlemlemeye başlıyor. Bir tür ibadet olan bu gözlemler, tapınaklar ve gözlemevlerinin de yapılmasına neden oluyor. Tabletlere kaydettikleri notlar da o çağın astroloji bilgisi hakkında bize bilgi veriyor. Babil Kralı’nın geleceğini öğrenmek için danışmanlarının astroloji bilmesine önem verdiği de astrolojinin doğumu hakkında bize bilgi veren efsanelerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Antik Yunan’da da astrolojiye dair belgeler bulunuyor. Bir diğer teori ise İdris Peygamber’in burçlar hakkında geniş bilgilerle dünyaya gönderildiği ve insanlara burçları onun öğrettiği yönündedir. Burçlar tarihi, bu söylentiler eşliğinde şekillenir.


Astronomi yörüngesel cisimleri ve dünya atmosferinin dışında gerçekleşen fiziksel olayları olay ve olguları inceleyen bilim dalıdır.
Arkeolojik bulgular en eski yıllarda bile insanların gök bilimi hakkında bilgileri olduğunu ortaya koyuyor. Neolitik çağda insanlar, ekinoksların periyodik karakterlerle ilişkisini ve bazı takım yıldızlarının etkilerini biliyorlarmış. Modern gök bilimi gelişimini özellikle antik çağ ve orta çağın sonunda keşfedilen gözlem aletlerine 


borçlu. Günümüzde evrende bulunan her çeşit maddenin dağılımı, hareketi, kimyasal değişimi, fiziksel özellikleri ve birbirleriyle etkileşimini inceleyen teknolojik alet ve yöntemlerin büyük bölümü bu dönem yaşanan gelişmeler sayesinde şekillendi.


Ne var ki bu tesbit onları, bütün oluşların ardında yıldızlar olduğuna göre, o halde yıldızlar “tanrı” dır düşüncesine getirmiştir.


Böylece, başta Güneş olmak üzere, Ay ve çeşitli yıldızlara tapınma devri başlamıştır!.


Oysa, yıldızların yaydıkları bu etkiler Allah takdir ve kudretinin açığa çıkmasından başka bir şey değildir!.


Dolayısıyla esas amaçtan sapılarak, Astroloji ilmi, hak etmediği bir noktaya indirilmiştir.


Bu arada zaman içinde edinilen tecrübeler ve yaşanılan olaylar neticesinde, insanlar, burçlardan gelen ışınların etkilerinin, insan kaderi üzerindeki rolünü çok rahat ve açık bir şekilde tesbit etmişlerdir.


İnsanların doğduğu ana göre yaşamını şekillendirme tahminlerinden oluşan burç yorumları hazırlanmıştır. Peki, burçlar nasıl oluşmakta? Kişinin doğduğu anda Güneş in içinde olduğu burç, kişinin asıl burcudur. Yükselen burç ise kişinin doğduğu güne ve saate göre değişir. Doğduğu saatte Güneş in doğu ufkunda yükselmekte olan burçtur yükselen burç. Kişinin davranışlarını gösterir.


Geleneklere bağlı çalışmaların kaynağı, ilk insanların doğa olayları karşısında duyduğu korkudur. İnsanoğlu korktuğu ve açıklayamadığı bu olaylara tapınmaya başladı. Bu nedenledir ki astronomi, ilk çağlarda bir büyü ya da dinsel bir tören olarak kabul edildi. Takımyıldızlar da böyle bir çalışmanın ve dinsel inanışların uzantısı olarak ortaya çıktı. Dünyamız güneşin etrafında dolanır, fakat güneş dünya çevresinde hareket ediyormuş gibi görünür. Güneşimiz yıldızlar arasında görünen bu hareketi sırasında on iki takım yıldız içinden geçer. Bunlara Zodiak takım yıldızları (burçlar) denir. Zodiak, Yunanca Zoon (yaşayan şey) sözcüğünden gelir. Zodiak takım yıldızları, koç, boğa gibi canlı varlıkların adını almışlardır.


Yükselen burç, ana burca göre kişinin daha derin özelliklerine inmektedir. Asıl önemi 30 yaşından sonra ortaya çıkmıştır. Burç yorumları günlük, haftalık, aylık, yıllık olarak ayrı ayrı işlenmektedir.


Astroloji kavramı insanoğlunun tarihe ilk çıkışıyla başlamıştır aslında. Başlangıçta insanlar astronomiye tapıyorlardı, çünkü doğa olayları onları korkutuyordu. Daha sonra insanoğlu astroloji bilimiyle daha samimileşmeye, daha çok iç içe olmaya başladı.



Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş twitter