Mayıs 21, 2012, 07:46:20 ÖÖ
60 yılda toprak kazanan tek devlet

ForumYokYok/60 yılda toprak kazanan tek devlet => 60 yılda toprak kazanan tek devlet  II. Dünya Savaşı'ndan bu yana toprak kazanan tek ülkE gerçeği, dünyadaki çarpık düzeni yansıtmaya yetiyor. İşte

Gönderen Konu: 60 yılda toprak kazanan tek devlet  (Okunma sayısı 256 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Administrator
  • Kaymakam
  • *****
  • İleti: 5033
  • Rep: 58
  • Cinsiyet: Bay
  • Ya Sev Ya Terk Et !!!
    • Profili Görüntüle
60 yılda toprak kazanan tek devlet
« : Kasım 22, 2011, 05:30:26 ÖS »
60 yılda toprak kazanan tek devlet  II. Dünya Savaşı'ndan bu yana toprak kazanan tek ülkE gerçeği, dünyadaki çarpık düzeni yansıtmaya yetiyor. İşte tüm boyutlarıyla dünyanın genel fotoğrafı:İkinci Dünya Savaşı’nın 1945’de sona ermesinden 2000 yılına kadar geçen 55 yıllık sürede tam 150’yi aşkın savaş yapıldı. Milyonlarca insan öldü...Aynı dönemde yüzden fazla devlet bağımsızlığını kazandı ve Birleşmiş Milletler’e (BM) üye oldu.Fakat bağımsız devletlerin kendi aralarında yaptıkları savaşlardan İsrail hariç bir karış toprak kazanan taraf olmadı.Önceki gün Birleşmiş Milletler (BM) tarihi bir karara imza attı. "İşgal Altındaki Golan Topraklarının Suriye'ye İadesi" konulu karar tasarısı 159'a karşı 1 oyla kabul edildi... Oylama sırasında İsrail'in en güvendiği ülke bile aleyhte oy Linkleri Görebilmen İçin Ücretsiz Üye Olman Gerekiyor. KAYIT OL yada GİRİŞ YAP. Daha önce BM’nin hiçbir kararına uymayan İsrail, eğer alınan bu son kararın gereklerini yerine getirirse, kazandığı topraklardan bir adım geri gitmiş olacak.
İsrail’in işgal ettiği topraklar elbette Golan tepeleriyle sınırlı değil. Eğer İsrail’in Golan tepelerini iadesi gerçekleşirse bu gerileme nereye kadar devam eder, elbette bunu da zaman gösterecek.Batılı ülkeler sömürdükleri ülkeleri görünüşte terk edip giderken, yığınla meseleyi de arkalarında bırakmışlardır. Tıpkı, ABD’nin terk etmeye hazırlandığı Irak’tan çekilirken bu ülkeyi kaotik bir ortamda bırakıp gitmesi gibi...Sömürgeci devletler bir zamanlar işgal edip uzun yıllar bir sülük gibi kanlarını emdikleri toprakları terk ederken sınırların çiziminde esas aldıkları nokta  tamamıyla rastgele olmuş ve bu toprakların geçmişine dair tarihsel gerçeklikler tamamıyla gözardı edilmiştir.

Bitmeyen sınır çatışmaları...
Örneğin İspanyol ve Portekizliler Latin Amerika’yı bırakıp giderken geride bıraktıkları toprakların paylaşımını ve sınırların çizimini buralara hayatında hiç uğramamış olan Papa’ya yaptırmışlardır. Sonunda da tahmin edilebileceği gibi herkes komşu ülkenin toprakları üzerinde hak iddia etmeye başlamıştır.
Kendi doğal sınırlarını oluşturmaya çalışan Paraguay, çok geçmeden Arjantin, Brezilya ve Uruguay’a harp ilân etti ve sonunda perişan oldu.
Bolivya ve Peru ve bir olup 1979’da Şili’ye harp ilân ettiler. Bolivya bu savaşta umduğunu elde edemedi ve nitrat madeni yönünden çok zengin olan Atakama Çölü’nü ve denize açılan topraklarını kaybetti.
Sonra Bolivya ile Paraguay kapıştılar. Bu kez de bu ülke, topraklarının büyük bir kısmını kaybetti. Sonraları Ekvator ve Peru karşı karşıya geldi. Arjantin ve Şili, Patagonya üzerindeki toprak taleplerini ısrarla tekrar edip durmaktadırlar.

Açlığın temeli...
Dünyanın aç ve sefalet içindeki ülkelerinden Somali ve Etiyopya’da yıllardır sınır kavgaları yüzünden birbirleriyle didişip durmaktadırlar. Fransızlar’ın boşalttığı topraklardan Yukarı Volta ve Mali’de, taraflar birbirlerinin sınırlarını halâ tanımamışlardır.
İspanya’nın boşalttığı İspanyol Sahrası üzerinde Fas, Moritanya ve Cezayir silahlı çatışmalara girmektedir. Afrika’nın en fakir topraklarında Huttilerle Tutsiler arasında hiçten sebeplerle çıkan çatışmalarda milyonlarca insan öldü. Milyonlarcası topraklarını terketmek zorunda kaldı.
Nüfuslarının toplamı günümüzde 3 milyara yaklaşan Çin ve Hindistan sınır ihtilafı yüzünden 1962’de karşı karşıya gelmişlerdir. Uzakdoğu’da Borneo’nun sömürgecilerden tarafından paylaştırılmasından sonra ortaya çıkan sonuç Endonezya, Malezya ve Filipinler’i karşı karşıya getirmiştir.
Keşmir yüzünden Pakistan ve Hindistan defalarca silahlı çatışmaya girdi ve günümüzde bile halâ tetikte bekliyorlar. Nüfusunun büyük bölümü Müslüman olan Keşmir’in neden Hindistan’a bağlandığı sorusu bile, oynanan oyunu anlamıza yeter.

Haritaların gösterdiği gerçekler...
Haritalarınızı açar ve dünya siyasî coğrafyasına şöyle bir bakarsanız, Batılı ülkelerin terk ettiği sömürge topraklarında kurulan devletlerin sınırlarının ne kadar düzgün olduğunu görürsünüz. Bunlar masa başında yapılan çizimlerin eseridirler ve tarihî hiç bir mesnetleri bulunmamaktadır. Bu sınırların çiziminde tarihî realiteler gözetilmediği için taraflar birbirlerine yıllardır düşman durumda bulunmaktadır.
Arap yarımadası adını verdiğimiz topraklarda irili ufaklı bir çok devlet bulunmaktadır. Bu ülkelerin neden birer küçük devletler halinde bulundukları merak edilecek konudur. Irkları mı ayrıdır, dilleri veya dinleri mi ayrıdır, yoksa kültürleri mi farklıdır?
Hiç kuşkusuz, hiçbiri değil...
Batılı ülkeler bu toprakların petrollerini daha rahat sömürebilmek için buralara küçücük devletler serpiştirmişler ve bunların herbirini birer lokma haline getirmişlerdir. Nüfusu yarım milyonu bile bulmayan, fakat petrolden elde ettiği geliri 60 milyonluk Türkiye’nin nüfusunu bile çalışmadan geçindirebilecek durumda bulunan bu ülkelerin dünya siyasî konjonktüründeki ağırlığı nedir ki?
Petrol zengini bu ülkelerin nüfuslarının toplamı Çin’in 10’da birini bile bulmamasına rağmen silahlanmaya ayırdıkları para Çin’in savunma harcamalarından fazladır. Merkezi Londra’da bulunan Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün verdiği rakamlar silaha en fazla para yatıran ülkelerin petrol zengini ülkeler olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu ülkeler bu silahları büyük ölçüde kendi halklarına karşı despot iktidarlarını korumak için kullanmaktadırlar.
Silahlanmaya milyarlarca dolar ayıran Kuveyt’i 1990 yılında birkaç saat içinde işgal eden Saddam Hüseyin’in en büyük avantajı, Kuveyt ordusunun dış düşmana karşı nasıl mukavemet edileceğini bilmemesiydi. Nitekim sadece vatandaşına karşı organize eli silahlı bu güçler, Saddam’ın askerlerini görünce hiçbir mukavemet göstermeden çil yavrusu gibi dağılmışlardır. Silaha en çok para ayıran ülkeler arasındaki Suudi Arabistan bile durum karşısında paniğe kapılmış ve ABD’nin koruyucu şemsiyesi altına girmek zorunda kalmıştı. Körfez’de konuşlanan ABD ordusunun kola masraflarına varıncaya kadar tüm giderleri Saddam’dan korkan bu ülkelere fatura edilmişti.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü, dünyada bir yılda silaha harcanan paranın dörtte üçünün Üçüncü Dünya Ülkeleri adı verilen geri kalmış ülkelerce harcandığını ve silaha  harcanan bu paranın üçte ikisinin de Batılı ülkelerin kasasına girdiğini açıklamamaktadır.
Yani vatandaşlarının kursağından yiyecek geçmeyen ülkeler paralarını kalkınma yerine silaha ayırırken, bunları kendi aralarında kapıştıran Batılı ülkeler servetlerini katlamaktadırlar.
Bugün dünyanın yaşadığı sıkıntıların temelinde, Batı’nın ihdas ettiği ve asırlar boyunca dünyanın dört bir yanında sürdürmeye çalıştığı bozuk düzenin etkisi vardır. Bu öylesine çarpık bir düzen ki, bumerang etkisi yaparak sonunda işin ucu kendilerine de dokunmuştur.
Batı medeniyeti mazlum milletlerin kan, ter ve irinleri üzerinde yükseldi.
Bakalım yüzlerce yıllık tarihin laneti ve mazlumların ahı bu ülkelerden nasıl çıkacak?
Yeni bir dünya kuruluyor. Tarihin bu anına tanıklık etmeyi ihmal etmeyin.
Torunlarınıza anlatacak gözlemleriniz olsun.
 Prof. Dr. Osman  ÖZSOY – Haber  7
Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google  google
Yüzsüzdür insanoğlu kimse bilmez fendini, Kime iyilik yaptıysan ondan koru kendini..

Seo4Smf Tagleri: toprak devlet yılda kazanan 
 


60 yılda toprak kazanan tek devlet Konusuna Ait Benzer Konular

Yeni yılda cildinizi yenileyin
Yeni yılda cildimize doğru bakım yapmak için yapılması gerekenleri biliyor musunuz? İşte uzmanından bazı öneriler:Yeni bir yılı... Devamı...

Gösterim: 150 - Yanıt: 0 - Başlatan:Yönetici
Benzin fiyatları 10 yılda yüzde 534 arttı
Benzin fiyatları 10 yılda yüzde 534 arttıDöviz kuru ve uluslararası ham petrol fiyatlarındaki sık değişimlerin etkisiyle her geç... Devamı...

Gösterim: 109 - Yanıt: 0 - Başlatan:GhostRider
Libya'da kazanan Avrupa
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Libya operasyonunun "büyük başarı olduğunu ve Avrupa'nın liderliğini kanıtladığını" ... Devamı...

Gösterim: 110 - Yanıt: 0 - Başlatan:YaSKo 93
Oscar ve Nobel ödülünü kazanan ilk kişi: Bernard Shaw
İrlanda'nın Dublin kentinde, yoksul düşmüş bir ailenin oğlu olarak doğan George Bernard Shaw, yazdığı komediler, denemeler ve el... Devamı...

Gösterim: 272 - Yanıt: 0 - Başlatan:YaSKo 93
Türkiye'de en çok kazanan yazarlar kimlerdir ?
En çok kazanan yazar "Türkiye'nin En Çok Kazanan Yazarları" listesinde ilk iki sırayı Ayşe Kulin ve Elif Şafak paylaştıAyşe Kuli... Devamı...

Gösterim: 22 - Yanıt: 0 - Başlatan:Yönetici