Ebû Muhammed Cerîrî ra ve unutamadığı olay

ForumYokYok/Ebû Muhammed Cerîrî ra ve unutamadığı olay => Evliyânın büyüklerinden Ebû Muhammed Cerîrî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerinin talebeleri, kendisine "Efendim, sizi üzen, unutamadı­ğınız

Gönderen Konu: Ebû Muhammed Cerîrî ra ve unutamadığı olay  (Okunma sayısı 873 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Yönetici

  • Administrator
  • Kaymakam
  • *****
  • İleti: 7922
  • Rep: 64
  • Cinsiyet: Bay
  • Ya Sev Ya Terk Et !!!
    • Profili Görüntüle
Ebû Muhammed Cerîrî ra ve unutamadığı olay
« : Ağustos 29, 2015, 09:14:12 ÖÖ »
Evliyânın büyüklerinden Ebû Muhammed Cerîrî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerinin talebeleri, kendisine "Efendim, sizi üzen, unutamadı­ğınız bir hâdise var mıdır?" diye sordular. Cevâbında buyurdu ki: "Bir gün ikindi namazında mescidimize, hâlinden garîb olduğu anlaşılan bir kimse geldi. Abdest alıp namaz kıldı ve namazdan sonra başını önüne eğip tefekküre başladı. O gün akşam yemeğinde, halîfe bizleri dâvet et­mişti. Gideceğimiz zaman o kimsenin yanına yaklaşıp; "Biz dâvete gidi­yoruz siz de bulunmak ister misiniz?" dedim. Başını kaldırdı. "Dâvete gitmeyeyim. Bir bulamaç aşı getirebilirseniz yerim. Yoksa siz bilirsiniz." dedi. Ben de, her halde bizim arkadaşlarla berâber olmak istemiyor diye düşünüp, kendisine fazla iltifât etmedim. O gece rüyâmda Peygamber efendimizi gördüm. Yanlarında yaşlıca iki zât ve arkalarında kendilerini tâkib eden birçok kimseyle geliyorlardı. Yanımdakilere, Peygamber efen- dimizin yanındaki iki zâtın kim olduklarını sordum. Birisi İbrâhim Halîlullah, diğeri Mûsâ Kelîmullah ve arkalarındakiler de binlerce nebîdir, dediler. İleri atılıp kendileri ile konuşmak istedim. Fakat, Peygamber efen- dimiz bana iltifât etmediler. "Yâ Resûlallah! Ne kabahatim var ki, mübârek yüzünüzü benden çeviriyorsunuz?" dedim. "Dostlarımızdan biri senden bulamaç aşı istedi. Sen ise vermekten çekindin." buyurdular. Ağlayarak uyandım. Hemen mescide koştum. O zât hâlâ başı önüne eğik olarak tefekkür ediyordu. Kendisine; "Ey efendim! Arzunuzu yerine geti- rebilmem için bir mikdâr bekleyiniz." dedim. Tebessüm edip; "Bir kimse bir ihtiyâcını size söylüyor. Siz de, yüz yirmi bin nebî şefâat etme­dikçe onu yerine getirmiyorsunuz değil mi?" dedi ve çıkıp gitti. Bundan sonra ne kadar aradım ve sordum ise kendisini bulamadım. İşte kırk yıl­dır bu hâdisenin üzüntüsü bende devâm ediyor." buyurdu.
Yüzsüzdür insanoğlu kimse bilmez fendini, Kime iyilik yaptıysan ondan koru kendini..


 facebook  linkedin  myspace  twitter